7 Kasım 2013 Perşembe

Ölüm aşka kafi

Güç mü, arayış? Aşk mı masum olan? Yoksa ölüm mü insanları ayıran? 
Bilemedik sanırım hiç. 
Kesene giren 5 kuruşun hem gücü hem aşkı getirdiğini anladıkça, ölüm o kadar dostane geliyor ki kulağa...
Bilemedik hiç. Aşk koydular adını karşı cinsle iki kıçı kırık kafede sürtüşmenin.
Mevlana ile Şems'den mi? Bihaberlerdi kanımca.
Mecnun çöle Leyla için gitti sandılar, sandık. Oysa bilemedik, mücadele edecek istidadı yoktu sadece. Kaçmakta buldu çözümü leylasız bu'dana.
Ölüm'ü suçladılar. Hayatlarının bir ezan ile bir namaz arasına sıkıştırılmış olduğunu bildikleri halde uğruna doğdukları şeyi taşladılar. Ölüm öldürmedi ki sevilenleri. Aşk öldürdü, para ve güç öldürdü. Ölüm ise onları kollarından tutup mertebelerine eriştirdi son kez.
Biz bilemedik hiç.
Sanılanın aksine, aşk narin değildi. Aşk zalimdi.
Ölüm... Ölüm cani değildi. İnsanoğluna zarif, aşka kafi ve maddeye son olacak kadar barizdi.
Sadece biz... Biz göremedik.

30 Temmuz 2013 Salı

Sondan eklemeli hikayen

Dillerin bir kusuruydu belki de şu geçmiş zaman illeti. Kusuruydu çünkü kusuruydu derken bile hissettiriyor o geç kalmışlık hissini. Mest etmek isterken her çocukluk anını delicesine yeniden, sondan eklemeli bir -dı eki yıkıyor kurduğun o geçmiş hayallerini. 
Bir işkence usülü potansiyeli barındırıyor sanki, hissettiriyor inadına zamanın geçip gittiğini ve bir daha gelmeyeceğini. Hele şu şartın hikayesi ve rivayeti yok mu... Keşkelerle dolduruyor lügattan geçen cümlelerin boşluklarını.
Sonra zaman fısıldıyor sana zaman diye, an her anını her bulduğun zamanda. Çünkü bir gün gelecek, geleceğin şekillenecek... Dikilecek karşına ve at geçmişi bir yana diyecek o gelecek ve işte o an hatırlayacaksın geçmişin acı taraflarını. 
Bırakacaksın geçmiş hakkında iyimser olmayı, izin vereceksin kafana girmesine tüm o sakladığın anılarının. İzin vereceksin ki, nefret edesin. Ve nefret... Bırak açsın yolunu geleceğinin. 
Masallarda geçen o duygu, Pandora'nın kutusunda serbest bırakılmayı bekleyen o his, umut... Geleceğine doğru atarken adımını, yandaş olacak sana.
Lakin, unuttuğun bir şey olacak o vakit. Kutudan firar eden bazı duygular peşinde cirit, geleceğine demir atacak. Korku... Musallat olacak beyin sinirlerine.
Ve bu nadasa bırakılmış sözler...
Merak etme, füzun değil sükut olacak geçmişine.